Bostan Tarım Ürünleri A.Ş

Firmamız Manisa-Salihli ve Afyon-Sandıklı olmak üzere iki ayrı lokasyonda 252 dönüm serada topraksız tarım teknolojileri kullanarak üretim yapmaktadır.

  • 1Seralarımızın modern ve ekolojik tarım uygulama alt yapılarına sahip olması nedeniyle ürünlerimiz insan sağlığı ve gıda güvenliği açısından kalite standartlarına uygundur.
  • 2Dikimden hasata ve tüketici sofrasına kadar, ürettiğimiz ürünlerin izlenebilir olması da tüketicilerimize ve müşterilerimize güven vermektedir.
product

Hakkımızda

Bostan Tarım A.Ş. 2005 yılında kurulmuştur.Firmamız Manisa-Salihli ve Afyon-Sandıklı olmak üzere iki ayrı lokasyonda 252 dönüm serada topraksız tarım teknolojileri kullanarak üretim yapmaktadır. Seralarımız, jeotermal enerji kullanılarak ısıtılmaktadır. Seralarımızın modern ve ekolojik tarım uygulama alt yapılarına sahip olması nedeniyle ürünlerimiz insan sağlığı ve gıda güvenliği açısından kalite standartlarına uygundur.

Şu anda ağırlıklı olarak salkım domates üretmekteyiz. Ürün kalitemizin yüksekliği nedeniyle iç ve dış piyasada Pazar sıkıntısı bulunmamaktadır.  Dikimden hasata ve tüketici sofrasına kadar, ürettiğimiz ürünlerin izlenebilir olması da tüketicilerimize ve müşterilerimize güven vermektedir. Bütün bunları sağlamak için gerekli teknik altyapımız ve kadromuz mevcuttur. Teknik personel dahil sezona göre değişmekle birlikte 300’ü aşkın çalışanımız mevcuttur.

 

Ersan Ergün - Bostan Tarım A.Ş. Genel Müdür

book

Ürün Özellikleri

  • Photo

    Doğal ve Çevreye Duyarlı

     

  • photo

    Topraksız Tarım

  • Photo

    Yüksek Ürün Kalitesi

     

  • Photo

    Modern ve Ekolojik Uygulama

     

  • photo

    Yüksek Kapasite

     

  • Photo

    Geniş Pazar Payı

     

Resim Galerisi

Sık Sorular

Topraksız Tarım Nedir?
En basit tanımı ile toprak yerine volkanik kayaların, suyun, taş yünü, kokopit ya da perit gibi maddelerin kullanıldığı, bitkilerin ihtiyaç duyduğu minerallerin ise bilgisayar sistemiyle verildiği üretime topraksız tarım denir.
Dünyada tarım alanları giderek verimsizleşiyor.  Diğer yandan artan dünya nüfusu ve küresel ısınmanın bir sonucu olan artan gıda fiyatları, yaşanacak sıkıntıların öncü göstergesidir. Sonuç olarak geleneksel tarımsal üretimin hem artan nüfus hem de doğal koşullar nedeniyle düşeceğine yönelik karamsal beklentiler, bilim dünyasının yıllardır yoğun bir arayış içine itmiş bulunuyor. Örneğin topraksız tarım üzerine yapılan araştırmalar, bugün araştırma boyutundan çıkarak fiili olarak uygulamaya girmiş durumda. Henüz çok başında olsa da Türkiye’de bu uygulamanın içinde. Türkiye’deki birçok yatırımcı, gelişmeleri uzaktan ama büyük bir ilgiyle izliyor. Türkiye’nin her yerinden, her sektörden girişimcilerin ilgi odağındaki topraksız tarım, toprağa göre beş kat daha fazla verim sağlıyor.

Topraksız Tarımın Faydaları Nelerdir ?

  • Toprağı uygun olmayan yerlerde tarımsal üretim olanağı: Topraksız tarım toprağa bağlı kalmadan yapılabilen bir üretim yöntemi olduğu için uygun olmayan alanlarda da tarım yapılabilir.

  • Erkencilik, verim ve kalite artışı: Dengeli bir beslenme ve bakım olanakları sağladığı için bitkiler erkenden ve daha fazla verime yatar. Bitkilere istenilen besin elementi gerekli zamanda ve miktarlarda verildiği için erkenci ve kaliteli ürün alma olanağı vardır.

  • Bitkilerin kontrollü beslenmesi: Bitkilere verilecek besin elementlerini seçmek ve istenilen zamanda ve miktarlarda vermek mümkündür. Böylece bitki besleme kontrollü bir şekilde yapılabilir. Bitkilere eşit bir şekilde gübre vererek bitkileri eşit düzeylerde büyüme-gelişmelerini sağlamak ve birbirine yakın verim elde etmek kolaylaşır. Bazı besin elementlerinin (Mangan, Demir, Çinko, Molibden, Bakır gibi) zararlı etkilerinden kaçılabilir. Toprak yetiştiricilikte,bitki beslemede olumsuz etki yapan pH ve tuzluluk gibi sorunların önüne geçilebilir. Ayrıca kök çevresindeki ortamda sıcaklık ve oksijen denetimi yapılabildiğinden bitkilerin besin elementlerinden faydalanma performansı olumlu etkilenir.

  • Su ekonomisi ve kontrolü: Toprakta yapılan tarımda bitkilere verilen su toprağa sızma yoluyla,toprakta tutularak veya buharlaşma nedeniyle fazlaca kullanılır. Sulama için tarım alanlarında her yıl su karık veya tavalarını oluşturmak gibi işlemlere çok fazla masraf da gerekir. Topraksız tarımda verilen su ölçülebilir olduğu ve kontrollü bir şekilde bitkilere verildiği için fazla israf edilmez ve otomasyona bağlı olduğu için de sulama sistemleri daha az para gerektirir.

  • Enerji ve iş gücünün azaltılması: Topraklı tarımdaki işlemler için gerekli olan iş gücünde tamamen teknolojik ve otomasyon sistemleri devreye girdiği için önemli kazançlar elde edilir. Daha az enerji sarf edilir.

  • Hastalık,zararlı ve yabancı ot kontrolü: Bitkilerin beslenmesi için kullanılan besin solüsyonu ve yetiştirme ortamı sterilize edilebilir. Böylece kökten kaynaklanan hastalıkların önüne geçilebilir. Ayrıca yetiştirme dönemi boyunca kontrollü bir üretim söz konusu olduğu için hastalık ve zararlı riski oldukça azaltılabilir. Yetiştirme su veya katı ortamda olduğu için yabancı ot sorunu yoktur.

Neden Bostan TARIM?

  • Maksimum verim ve kalitenin teminatıdır,

  • Sera ve arazi koşullarında bilimsel kurumlar tarafından test edilmiştir,

  • Çok özel doğal organik ve mineral substratlardan oluşmaktadır,

  • Etkileri uzun sürelidir,

  • Yüksek teknolojik yöntemlerle üretilmekte olup ayrıca patentlendirilmiştir,

  • Eski teknolojilerle üretilen gübreler gibi yıkanıp fikse olmazlar,

  • Bitkiyi değil toprağı besleyerek, koruyup geliştirir,

  • Çevre dostu olup, son zamanlarda popüler olan insan sağlığı açısından önem kazanan ekolojik tarıma uygundur.

Üretim Aşamaları Nelerdir ?
Üretim safhasından önce genel olarak Türkiye ve dünyadaki son gelişmeler dikkate alınarak ülkemiz topraklarının genel özellikleri üniversite ve bilim kuruluşlarının yapmış olduğu etüd çalışmalarından öğrenilmiştir. Bu etüd çalışmaları dikkate alınarak yarı kurak ve kurak bölge iklimlerinde etkin ve sürdürülebilir tarım felsefesine uygun olarak gübre üretimine karar verilmiştir.

Üretilen gübrelerin toprakta fikse olmamaları, yıkanmamaları ve toprakta ki etkilerinin uzun süreli olması için iklim ve bölge topraklarına uygun doğal gübreler üretilmiştir. Anılan bu gübreler yukarıda da anlatıldığı üzere hem toprak hem de bu topraklardan üretilecek ürünlerle beslenecek hayvan ve insan sağlıkları dikkate alınarak hazırlanmaktadır.

Domatesin Dünyadaki ve Türkiyedeki Durumu Nedir?
Domates, dünya çapında yetiştiriciliği yapılan Solonacea familyasının Lycopersicon cinsine bağlı, tropic bölgelerde çok yıllık diğer bölgelerde tek yıllık bir kültür bitkisidir. Anavatanı ekvatordan Şili’ye kadar uzanan Amerika’nın dar batı kıyılarıdır ve Dünya’ya Meksika’dan yayılmıştır. Domatesin ilk olarak ticari gelişimi 1800’ lü yılların ortaların Amerika’ da gerçekleşmiş ve bugün en önemli ilerleme sağlayan sebze türü olarak yerini almıştır.  
İçerisinde A, B6, B1, C vitaminleri ve yüksek miktarda Likopen bulunmaktadır. Likopen’in bir antioksidant olarak değişik kanser türlerine ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Yapılan araştırmalar sonucunda haftada iki defa domates ürünü tüketenlerde prostat kanseri riski, hiç tüketmeyenlere göre %34 daha az bulunmuştur. Ayrıca domatesin, beyin hücrelerinin yaşlanmasını yavaşlattığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, saçları ve cildi güzelleştirdiği ortaya konulmuştur.
Domatesin dünya’daki üretim miktarı 4.421.734 ha alanda 120 milyon tondur. Türkiye üretim miktarı bakımından 8 milyon ton ile Çin ve Amerika’dan sonra 3. sırada yer almakla birlikte, yetiştirme alanı bakımından 220.000 ha alanla diğer domates üreticiliği yapan ülkeler arasında 12. sıradadır. Ülkemizde domates yetiştiriciliği 1900’lü yıllarda Adana’da başlamıştır. Yıllara göre değişmekle beraber bugün toplam sera üretimimizin %48-52’sini oluşturmaktadır. Sera domates alanında ve üretiminde en büyük paya Antalya sahiptir. Antalya’ daki örtüaltı alanlarının %44.3’ ünü domates kaplamaktadır. Ülkemizde örtüaltı tarıımında yaygın olarak yetiştirilen en önemli sebze türlerinde biri olan domates, gerek iç tüketimde, gerekse ihracatta şansı yüksek bir üründür. Yıllara göre degismekle birlikte ihracatımızda son yıllarda önemli payı olan ülkeler; Rusya, Romanya, Yugoslavya, Suudi Arabistan, Yunanistan ve Almanya’dır.
Domates tüketiminde değişik tipler (Salkım, kokteyl, cherry, beef ve plum) yeralmakla birlikte salkım tiplerinin payı hızlı bir artış göstermiştir. Bu artışta salkım domateslerinin daha lezzetli oluşu ve daha doğal görünmesi en önemli etkendir. Aynı nedenlerle kokteyl ve cherry tiplerinin Pazar payı da hızla artmaktadır. 

 

İletişim

  • Merkez:1. Levent Büyükdere cad. Metrocity İş Merkezi no: 171  A blok Kat 17 Şişli İstanbul
    Üretim:Hasalan köyü mah. Karaağaçlı mevkii no: 109 Salihli / Manisa
  • : 0236 714 19 78  : 0236 714 19 79    
  • info@bostantarim.com.tr

 

  • Twitter
  • You Tube
  • Facebook
  • Flickr
  • Linked In
  • Skype